14 Kasım 2016 Pazartesi

RESSAM MERVE KEZİK İLE SÖYLEŞİ

RESSAM MERVE KEZİK

SÖYLEŞİ

Genç Kuşak Sanatçılarımızdan Ressam Merve Kezik ile sanatı, bakışı ve toplumda sanat üzerine söyleşi

Biraz kendinizi anlatırmısınız

- Biraz inatçı biraz asabi biraz sevecen ama bir o kadar da deli dolu genç bir sanatçıyım. Sanat aşkım çocukluk yıllarımda başladı. Bu aşk beni Güzel Sanatlar Lisesi'ne, ardından da bu alanda Üniversite eğitimi almama kadar götürdü. Ben bir sanat aşığıyım. Üretmek ve sürekli denemek hatta bitmeyen bir öğrenme isteğine sahip biriyim diyebilirim.

Eserlerinizde alisilmis tarzlardan çok farkli bir tarz görüyoruz. Tarzınız ve tekniğiniz hakkında bilgi verirmisiniz.

- Eserlerimde muhakkak beni yansıtan figürler vardır. Bu figürler bazen kendim olabilirken bazen benleşmiş kişilerdir. Eğitimim boyunca tarzımı geleneksellik içinde klasik üslup da devam ettirdim. Bir figürü veya objeyi formunun dışında yorumlayabilmek için temeli sağlam atmak gerektiğini düşünüyorum. Yani tıpkı bir matematik dersi gibi. Problemi çözebilmek için toplama çıkarma bölme gibi tüm temel sorunları öğrendikten sonra problemin sonucuna ulaşabilmek gibi. İşte benim hikayem de tam böyle. Kopamayacağım tek şey ise yağlı boya tekniğidir.  Şimdi ki yeni maceram da ise, seçtiğim hazır nesne üzerine mitolojik tarzda ki figürlerimi yorumlamak.

Özellikle işlediğiniz bir konu var mı, seçtiğiniz konular değişken olabiliyor mu

-  Her sanatçının farklı lezzetlerden tattığını düşünerek bende sanatımın her mevsimin de farklı lezzetlerinden tatmaktan yanayım. Özellikle seçtiğim konu ise insanoğlunun duygu ve düşünceleri. Psikolojik yönleri işlemeyi seviyorum.

Son dönemlerde genç kuşak sanatçıların ön plana çıktığını görüyoruz. Sizce Genç Sanatçılara yeterli önem veriliyor mu

-  Bu soruyu tam bir öfke dolu şekilde cevaplamak istiyorum. Çünkü sanat eğitimimi İç Anadolu Bölgesi'nde tamamladıktan sonra, bir yıl İstanbul'da çalışmalarımı sürdürdüm.  Bu dönem benim için ustalarımızın yurtdışına eğitime gönderilip, bambaşka yeniliklerle yurduna tekrar dönmesi gibi farklı tat ve heyecan yaratırken aynı zamanda tam bir hayal kırıklığı da yaşattı. İşte tam bu noktada sorunun asıl cevabını verebilirim. Son dönemde genç kuşak sanatçılardan çok, yolun en zorlu engellerini geçip dağın zirvesine yaklaşan ustalarımız ön planda. 

Türkiye'de ki sanat ortamını ve izleyicisini nasıl buluyorsunuz

-  Türkiye de ki sanat ortamını çok beğenmediğimi dile getirirken tam tersi olarak izleyici kitlesini çok beğendiğimi dile getirmek isterim. Örnek vererek açıklamak istiyorum. Geçen yıl açtığım kişisel sergim de ki ilgiye aşık olmuştum. Hiç tanımadığım birbirinden güzel sanatçılar ile tanışırken beni iyi yada kötü ama en doğru şekilde eleştiren izleyicilerim vardı.  Yani demem o ki sanat ortamı; yılların mevsim şartlarını çekip yaşlanmış kurumaya yüz tutmuş bir ağaca benzetirken, izleyici kitlesini ise hala bu ağacın yaşama tutunmaya çalışarak her bahar da verdiği en taze meyve olarak bir umut olarak görmekteyim. 

Siz sanatçı kişiliğinizin yanında aynı zamanda bir eğitmensiniz. Sanat eğitimi sizce yeterlimi

- Eğitmenliğimin 2. yılındayım. Eğitim kurumlarında sanat eğitiminin ve sanata ait yapılabilecek aktivitelerin çok yetersiz olduğunu görmekteyim. Eğitim bu denli yetersiz olduğu ve hatta önemsenmediği süre içerisinde sanat bilincine erişmek de zor oluyor.

İleriki dönemlerde planladığınız çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirmisiniz.

- Ben bir dağ seçtim ve bu dağın zirvesine ulaşmayı kendime hedef  koydum. Zirveye her yaklaştığım da ise iyi yada kötü ama zorlu engeller ile karşılaşacağım. Şuan bu engelleri nasıl aşacağım hakkında bir planım yok. Ama biliyorum ki çıkan her engel bana çok güzel yenilikler katacak. Sanatı en doruklarda yaşamak dileği ile.

Ulusal Haber - Teşekkür ederiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder